"GELECEĞE DÖNÜŞ" SERÜVEN DEVAM EDİYOR

SpaceX’in kurucusu Elon Musk kararlı; 2025’de Mars’a insan gönderecek. Şunun şurasında 2025 yılına ne kaldı? Teknoloji çok hızlı ilerliyor ve bu anlamda her yeni gün yeni atılımlar yapılıyor. Geçmişte, “Böyle bir şey olabilir mi?” dediğimiz pek çok şeyi ya yaşadık ya da yaşamaya çok yaklaştık. Geleceğe Dönüş filmlerini izleyenler bunu çok daha iyi anlayabilirler. Filmde konu edilen bir takım teknolojik gelişmeler bugün ya hayatımızdalar ya bu konuların üzerine yapılan çalışmalar devam ediyor ya da farklı fikir ve formlarla her geçen gün hayatımızda yer buluyorlar. Özetle, geleceğe dönüş serüveni sürüyor.

Geleceğe Dönüş filminde hatırlarsanız, filmin kahramanları Marty McFly ve Dr. Emmett Brown zaman makinesiyle 1984 yılından 31 yıl sonrasına, yani 2015 yılına gidiyorlardı. 2015 yılında neler olacağına dair öngörüler sunan film, o dönem izleyicileri için olması pek de mümkün olmayan teknolojik gelişmeleri aktarıyordu. Belki birebir değil ama artık en azından bu türden gelecek fikirlerine “asla olmaz” demiyoruz. Teknoloji bu hızla gelişmeye devam ederse “Acaba daha neler olabilir?” sorusuna cevap arıyoruz. Filmle bugünün karşılaştırmasına geçmeden önce 2020 yılına doğru yaklaşırken geldiğimiz noktaya da şöyle bir bakmakta fayda var. Popular Science Dergisi bu konuda şunları söylüyor: “İnsanlığın şu ana dek gerçekleşen teknolojik atılımlarını 3 bölümde ele alabiliriz. İlk dalga, 1800’lerde, makineler ve lokomotiflerin yükselişe geçmesiyle yaşandı. Bu endüstriyel devrimin de başlangıcı sayılıyor. İkinci dalga, elektrik ve otomobillerle geldi. Üçüncü dalga, daha ileri teknoloji ürünü bilgisayarlar, uydular, lazerler, telekomünikasyon sistemleri ve internetle başladı. Şu anda biyoteknoloji, yapay zekâ ve nanoteknolojinin gelişimiyle dördüncüsünün içinden geçiyoruz. Bunu göz önüne alarak 2020’ye kadar yaşanacaklar hakkında tutarlı ve iyi tahminlerde bulunmak çok zor değil. Bilim insanları bu süreçte bilimsel aktivitelerde olağanüstü bir patlama yaşanacağını söylüyor. Çünkü her şey giderek akıllanıyor.”

Bilimkurguydu, Bilim Gerçeğe Dönüştürdü

1989 yapımı olan Geleceğe Dönüş 2 filmi, senaryosu itibariyle 2015’te geçiyor. Ancak 2015 yılına filmin kahramanları Marty McFly ve Dr. Emmet Brown, zaman makinesiyle 1984 yılından gidiyordu. Zamanda yolculuk yapan efsanevi ikili, uçan arabalar, uçan kaykaylar ve bir sürü teknolojik yenilikle karşılaşıyordu. Elbette bugün bunların pek çoğu hala yok, ancak uçan kaykay üzerine çalışmalar yapıldığı biliniyor. Film ile anlatılmaya çalışılan ise “teknolojinin ciddi gelişimi”. Örneğin filmde Marty McFly, meslektaşlarıyla görüntülü görüşme yapıyordu. 1989 için oldukça fütüristik olan bu durum, 2000’li yıllara geldiğimizde bizim için oldukça sıradan bir konu artık. Üstelik yalnızca bilgisayarlar üzerinden değil, cep telefonlarımız ve hatta akıllı saatlerimizle de görüntülü konuşmalar gerçekleştirebiliyoruz, üstelik bu görüşmeleri dünyanın bir ucundan diğer ucuna, rahat bir şekilde ve kesintisiz olarak gerçekleştirebiliyoruz. Facetime ve Skype gibi uygulamalar kullanıma girmeden yıllar önce “bu fikri veren Geleceğe Dönüş filmidir” diyebiliriz aslında.

Filmde 2015 yılında benzin istasyonuna giren nano teknolojik araçların herhangi bir insan yardımı olmadan benzin alabildiğini de izlemiştik. Böyle bir şey henüz yok ama nano teknolojinin geldiği son nokta ortada. Dahası, evet bugün araçlar halen insansız benzin alamıyorlar ama baktığımızda insansız hava araçlarının hayata geçtiğini görüyoruz.

Geleceğe Dair Fikirler Artık Senaryo Değil

Her şey giderek daha da akıllı hale geliyor. Sürdürülebilir enerjiler ve çevresel faktörler dikkate alınarak tasarlanan elektrikli arabalardan kişisel güvenliği ve yaşam konforunu arttıran akıllı evlere ve akıllı mobilyalara kadar pek çok yenilikten söz edebiliriz. Üstelik bugün yeni olan her şey yarına eskimiş oluyor, çünkü gelişim çok daha hızlı yaşanıyor. Peki, bugünün teknolojik gelişimini göz önüne alırsak, bizi nasıl bir gelecek bekliyor? Bu noktada geleceğe dönüş serüveni yeniden başlıyor. İşte geleceğe dair hem fikir veren hem de bir nebze güldüren esprili ama bir o kadar gerçekçi tahminler!

1. Akıllı Mobilyadan, Çok Bilmiş Mobilyaya

Günümüzde etrafımız akıllı cihazlarla ve mobilyalarla çevrili. Geleceğin mobilyaları ise daha da akıllanacak. Buna dair öne atılan gelecek fikri, gelecekte mobilyaların sahibini tanıyıp önerilerde bulunabileceğini söylüyor. Düşünsenize, evinizdeki oturma grubunuz size bulunduğu yerin televizyonu görüş açısından uygun olmadığını söylüyor. Mümkün olur mu dersiniz? Hayal gibi gelebilir pek tabi ama bugün iyice ucuzlayan bilgisayar çipleri, küçülen sensörler, eşyaların bir parçası haline gelmeye başladı. İngiltere’de Royal College of Arts tasarım okulunda internete bağlı mobilyalar üzerine çalışmalar yürütülüyor.

2. Anlaşmak İçin Dil Bilmek Gerekli mi?

Konuşarak anlaşmamız için dil bilmemiz şart ama gelecekte konuşarak anlaşmak için karşımızdaki kişinin dilini bilmemize gerek kalmayabilir. Gelecek tahmincileri, “Akıllı gözlükler ve gelecekte internetin kontak lenslere girmesiyle farklı dillerde çeviriler de filmlerdeki altyazılar gibi gerçek zamanlı olacak” diyorlar ve ekliyorlar “Bugün akıllı telefonlarda yer alan sesli çeviri uygulamaları gelecekte lenslerimizle, günlük hayatın doğal bir parçası haline gelecek.”

3. Yeni Bir Robot Fikri Daha

Gelecek senaryolarının vazgeçilmez parçalarından biri de robotlar. Giderek daha da konformist olan insanoğlu, tekrarlayan ve yorucu işlerini robotların eline bırakmaya çoktan razı oldu bile. İşte bu robot fikirlerinden bir yenisi de gelecekte tekrarlayan işler içeren meslekleri robotların yapacak olduğunu söylüyor. Bunun bir hayalden ibaret olmadığı ise aşikar. Uzay istasyonlarındaki arızalar için uzaktan robotla müdahale teknolojisi halihazırda kullanılıyor. Otomotiv sektöründe de bu tür uygulamalar başladı; Audi’nin başladığı robot tamir uygulamasında yetkili biri, servisteki hareketli ve kameralı bir robotlaolaylara anında destek olabiliyor.

4. Arayüzlere Veda Edebiliriz

Biri size, gelecekte bilgisayarlarımızdan veya akıllı telefonlarımızdan ulaştığımız bilgilere yarın arayüzlere gerek kalmadan ulaşabileceğimizi söylese… Gelecekte bilgisayar çiplerinin atom boyutuna yaklaşacağını biliyor muydunuz? Yani arayüzlere veda edecek oluşumuz bir şehir efsanesi değil, bir bilim gerçeği. Manchester Üniversitesi’nde bilim adamları tarafından keşfedilen Grafen gibi yeni organik malzemelerle elektronik cihazlar şeffaf ve esnek hale gelecek. Bu gelişmelerle bugün akıllı telefonumuzun yetenekleri kontak lenslerde olacak.

5. Tişörtünüz Dile Gelebilir

Her sabah olduğu gibi, bir sabah yine işe gitmek için uyandınız. Dolabın karşısına geçtiniz ve “Ne giysem?” diye sesli düşündünüz, diyelim. O da ne? Dolaptan bir fısıltı geldi: “Beni giy, beni giy!” Yoksa o konuşan bir tişört müydü? Biraz ütopik bir durum olduğunu kabul ediyoruz. Belki bu kadarı olmayacak ama giyilebilir teknolojileri konuşur durumdayız ve yakın gelecekte giysilerimizin, aksesuarlarımızın bizimle iletişime geçme olasılığı hiç de düşük bir olasılık değil. AIQ firmasın ürettiği sağlık tişörtü, giyen kişinin nabzını, nefes alma hızını ve ateşini ölçebiliyor örneğin. Dahası neden olması?

6. Sizi Kimse Anlamıyorsa Üzülmeyin, Bilgisayarınız Yanınızda!

Bilgisayarlar hayatımızdan çıkmıyor tabi ama artık sizin komutlarınıza da ihtiyaç duymayacaklar gibi görünüyor. Yani bir arayüz üzerinden verdiğiniz komutları beklemelerine gerek kalmayacak. Bu konuda geliştirilen senaryoya göre, hareketlerinizden, mimiklerinizden sizin durumunuzu çözen bilgisayarınız, ihtiyaçlarınızı siz söylemeden karşılayacak. Tabi bu bir senaryo! Gelelim bu senaryonun daha gerçekçi tarafına; bizler karşımızdaki insanların yorgun, üzgün, kızgın ya da neşeli olduklarını hareketlerinden ve mimiklerinden hatta ses tonlarından anlayabiliyoruz. İşte Cambridge Üniversitesi’nde yapılan çalışmalar, bilgisayarın sensörlerle, durumumuzu anlamasında %70’in üzerinde başarı sağlandığını söylüyor. Özetle, bilgisayarlar yakında en yakınlarımızdan çok daha fazla olarak halimizden anlayabilirler.

MUTLU MÜŞTERİLERİMİZ NE DİYOR

1985 Yılından bugüne kadar Türkiye ve Dünya’nın önde gelen markaları ile çalıştığımız için gurur duyuyor, bizlere olan güvenlerinden dolayı teşekkür ediyoruz.

KİMLERLE ÇALIŞIYORUZ

1985 yılından bu yana yerli ve yabancı birçok seçkin kuruluşa ürün ve hizmet sunuyoruz.

NE YAPTIĞIMIZI MERAK MI EDİYORSUNUZ

Ürün ve hizmetlerimizden haberdar olun.
© 1985-2020 Dsign Endüstriyel Reklam A.Ş.